Spina Bifida


Spina Bifida
, “açık / ayrık omurga” anlamına gelmektedir. En basit anlamıyla ise omurganın doğumsal olarak açık olması demektir. Doğuştan gelen bir rahatsızlık olan Spina Bifida omurilikte, doğumdan önceki gelişim sürecinde bir sorun olduğunu göstermektedir. Omurilik, bilindiği üzere sinirlerden oluşmaktadır. Bu sinirler ise beyinden gelen talimatları kaslardaki sinirlere ulaştırarak, kasların hareket etmesini sağlamaktadır. Bunun yanı sıra hissetme ediminin de sağlayıcı olan bu sinirler, Spina Bifida’lı doğan bebeklerde kapalıdır. Omuriliği örten deri ve omurilik tüpünün kapalı olmasına sebep olan bu rahatsızlık dolayısıyla bebek, sırtında bir açıklıkla doğmaktadır. Sinirlerin talimatları yerine getirmekte zorlanmasına sebep olan Spina Bifida rahatsızlığı sonucunda beyinle sinirler arasında doğru şekilde bağlantı kurulamadığı için çeşitli felç durumları ortaya çıkabilmektedir.

Spina Bifida Nasıl Meydana Gelir?

  • Spina Bifida temel olarak, nöral tüp defekti denen kalıtsal özellikli bir hastalığın alt grubudur. Anne rahminde büyüyüp gelişen nöral tüpün, rahimde oluşma zamanı ile ilgili düzensizlik, bu hastalığa sebep olabilmektedir.
  • Folik asidin de Spina Bifida oluşmasında etkili olduğuna inanılmaktadır. B vitamini grubunda yer alan folik asidin, omurilik tüpünü kapatma işlevi olduğu bilinmektedir. Şayet annenin, yeterince folik asid vitamini yoksa, bebeğin omuriliği doğru şekilde kapanamadığından bu rahatsızlık meydana gelebilmektedir.

Spina Bifida’nın Belirtileri Nelerdir?

  • Rahatsızlığın belirtileri, omurilik açıklığının yeri ve genişliği ile bağlantılı olmaktadır. Hastanın bacaklarında güçsüzlük ve felç görülmekle birlikte hastalığın ciddiyeti, açıklığın baş bölgesine yakınlığı ile doğrudan bağlantılı olmaktadır.
  • Kasların işlevlerini yerine getirmesine engel olan Spina Bifida, şiddetli mesane ve bağırsak sorunlarına sebep olmaktadır. Bu organların çoğunlukla doğru şekilde boşaltım yapamadıkları gözlemlenmektedir.
  • Hastalık, beyin ve omurilik sıvısında olağanın üzerinde artış meydana gelmesine sebep olmaktadır. Bu durum da kafatası içerisindeki basıncın artmasına ve beynin baskılanması neticesinde sinir dokularının tahrip olmasına sebep olmaktadır. Bundan dolayı da çocukların anatomik yapılarında çeşitli bozukluklar meydana gelmektedir: Ayaklarda ve kalçada şekil bozukluğu, omurga eğriliği ve kemik iskelet dokusunda yamukluklar görülmektedir.

Spina Bifida Tedavisi Nedir?

  • Spina Bifida tedavisindeki ilk amaç, omurga açıklığının giderilmesini sağlamaktır.
  • Şayet bebek, myelomeningosel ile doğmuş ise bebeğin sırtındaki açıklık doğumun ilk günlerinde ameliyat edilebilmektedir. Bu süreçte, hidrosefali gelişenlere, şant adı verilen bir drenaj sistemi yerleştirilmektedir. Böylece beyindeki fazla sıvı, kan dolaşımına nakledilmektedir.
  • Hidrosefali’ye yönelik uygulanacak olan şant ameliyatı; ilk seansta yapılabildiği gibi hidrosefali gözlemlendikten sonra, ikinci bir operasyonla da yapılabilmektedir.
  • Spina Bifida’nın sebep olduğu kemik, eklem, ayak, kalça ve iskelet sorunlarını düzeltmeye yönelik cerrahi müdahaleler de uygulanmaktadır. Bu düzeltme ameliyatlarının, Spina Bifida ameliyatı ile aynı seansta yapılıp yapılmayacağı, hastanın ve hastalığın durumuna göre değişmektedir.
  • İdrar ve bağırsak sorunlarına yönelik çeşitli bağırsak yumuşatıcı ilaçlar, idrar katareri ve lağman gibi yöntem ve ilaçlar kullanılmaktadır.

Spina Bifida Tedavisi Sonrasında Tamamen İyileşme Mümkün müdür?

Ameliyatlar sonrası tam anlamıyla bir iyileşme maalesef sağlanamamaktadır. Ameliyatlar çoğunlukla, mevcut durumu korumaya ve daha fazla sorun olmaması adına gerekli önlemleri almaya yönelik olmaktadır. Spina Bifida operasyonlarının amacı, hastalığı gidermekten ziyade, hastanın mümkün olduğunca normale yakın bir yaşam sürmesine yardımcı olmaktır. Tedavide, hastaların %100 sağlıklı hale gelmeleri değil, kendi başlarına yaşamaları mümkün kılınmaya çalışılmaktadır.

Türkiye’de Spina Bifida ile İlgili Durum Ne Şekildedir?

Spina Bifida hastalığına sebep olduğu düşünülen folik asidin, Türkiye’deki hamile kadınların %60’ında eksik olduğu gözlemlenmiştir. Spina Bifida’lı yeni doğanların birçoğuna, hastalık teşhisinin doğumdan önce konulmadığı görülmektedir. Evde doğum gibi yöntemler de bu teşhislerin doğumdan önce yapılmasını etkileyen faktörlerdendir. Türkiye’deki her 10 kişiden 1’i engelli olmakla birlikte, Spina Bifida’lı kişiler de bu yüzdeliğin içinde dahil edilmektedir.