Cerebral Palsy


Cerebral palsy; beyindeki bir grup nörolojik rahatsızlıkları tanımlamak için kullanılan geniş kapsamlı bir terimdir. Cerebral palsy tüm hayat boyu süren, beyinle kaslar arasındaki olması gereken iletişimin sağlanamaması sonucunda duruş ve hareket bozukluklarına yol açan bir rahatsızlıktır. Beyin felci olarak da tanımlanmaktadır. Cerebral palsy nörolojik rahatsızlığı zaman içerisinde daha kötüleşmese de vücudun koordineli yapısını, kas koordinasyonunu ciddi ölçüde zedeleyebilir. Cerebral palsy rahatsızlığı birincil olarak kas yapısını olumsuz anlamda etkilese de hastalığın kaynağı kas ya da sinir yapısı değildir. Yapılan araştırmalar beynin kas yapılarını düzenleyen bölgelerindeki bazı anormallikleri hastalığın kaynağı olarak ön plana çıkarmaktadır. Hastalık bebeklik döneminde ya da çocukluk çağlarının başlarında ortaya çıkmaktadır. En sık görüldüğü şekliyle çocuk 3 yaşına gelene kadar ortaya çıkabilen bir rahatsızlık olmasıdır. Cerebral palsy nedenlerine bakıldığında doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrasındaki problemler olarak üç kısma ayrıldığı görülmektedir.

  • Doğum öncesi nedenler, bebeğin henüz anne karnındayken beyninde oluşan hasarı ifade etmektedir. Tanımlanamamış bir enfeksiyon, annenin daha önce geçirdiği bir kaza, yüksek tansiyon ve şeker gibi nedenlerden dolayı Cerebral palsy hastalığı bebeğin beyninde henüz anne karnındayken oluşabilir.
  • Doğum esnasında meydana gelen zorluklar, çocuğun doğum esnasında yeterince oksijen alamaması bebeğin beyninde hasara neden olabilir.
  • Doğum sonrası nedenler incelendiğinde, rahatsızlığın bebeğin normalden çok daha erken vakitte doğduğu ve prematüre olarak nitelendirilen durumda görüldüğü saptanmıştır. Çok nadir olarak normal sürede doğan bebeklerde (beynin doğduktan sonra da gelişmeye devam etmesinden dolayı) dahi Cerebral palsy rahatsızlığı görülür. Herhangi bir kanama ya da enfeksiyon da bu hastalığa yol açabilir.

Cerebral Palsy Çeşitleri Nelerdir?

Cerebral palsy çeşitleri incelendiğinde spastik tip, atetoid tip, ataksik tip, karma tip olarak dört çeşit tip ön plana çıkmaktadır.

Spastik tip, basit anlamda pasif harekete direnç gösterme ya da kas sertliği olarak tanımlama yapılabilir. Kasların normal yapısına göre daha sert olduğu durumlar nedeniyle normal hareketler yapılamaz duruma gelebilir. Bunun sonucunda da duruş bozuklukları ve iskelet yapı sorunları meydana çıkabilir. Cerebral palsy’nin en fazla görülen tipi spastik tiptir. Hemiparezi, diparezi, tetraparezi olarak üç çeşidi vardır. Hemiparezide sağ ya da sol taraftaki kol, gövde ve bacak etkilenmesi görülür. Diparezide her iki bacak etkilenmesinin kollardan daha fazla olduğu durumlara verilen isimdir. Bacaklar birbirine sıkışık ve parmak uçlarına basma da sıklıkla yapılır. Tetraparezide ise tüm vücudun etkilendiği bir rahatsızlık söz konusudur. Baş kontrolü yeterince yapılamamakta, eller yumruk biçiminde olmakta, bacakların ise çapraz şekilde olduğu görülmektedir.

Atetoid tipteki durum bir diğer şekliyle kontrolsüz hareket anlamına gelmektedir. Çocuğun herhangi bir bölgesinde kontrolsüz hareketlerin görüldüğü ve kaslarda çok ani hareketlerin görüldüğü durum atetoid tip olarak adlandırılır. Kasların çok gevşek bir durumdan aniden çok sert bir duruma geçtikleri görülebilir.

Ataksik tipte denge korumada problemler meydana gelmektedir. Baş kontrolü çok zayıf olup, gövde dengesi sağlanamamaktadır. Gelişim yavaştır. Yürüme yetisi çok geç sağlanır.

Karma tiplerde kas tonu incelendiğinde bazılarında çok düşük, bazılarında da çok yüksek kas tonu görülmektedir.

Cerebral palsy hastalığında yukarıda belirtilen olumsuzlukların yanında titreme, gözün kayması, duyu bozuklukları, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlüğü, zeka geriliği gibi durumlar da görülebilir.

Cerebral Palsy Tedavisi Nasıl Olur?

Cerebral palsy hastalığının tam olarak giderilmesi maalesef mümkün değildir. Herhangi bir ilacı da yoktur. Sadece kasların sertleşmesini azaltıcı bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Çocuğun becerilerinin geliştirilmesi yoluna gidilerek, normal bir insana yakın bir hayat sürmesi mümkün hale gelebilir. Tedavinin erken aşamada başlaması önemlidir. Terapi, psikolog desteği, nörolog gibi yardımlar alınabilir.