Ayak - Ayak Bileği


Ayaklar ve ayak bilekleri insan vücudunda baskının en çok oluştuğu, yaralanma ve incinmelerin en çok sık rastlandığı noktalardan biridir. Ayak bileği ağrısı incelenecek olursa; genel anlamda meydana gelen burkulmalar ve incinmelerin ardından ayak bileğinin dış kenarlarında oluştukları ve tekrarladıkları gözlemlenmiştir. Bu tekrarlayan ağrılar kronik hale gelerek, kronik ayak bileği ağrılarına da neden olabilmektedir.

Ayak bileği vücudun ağırlığını taşıyan önemli bir noktadır. Bu nedenle en ufak bir zedelenme ayak bileğinde ağrı oluşturacağı gibi, oldukça sıkıntılı ağrıların oluşumlarına da neden olabilir. Ayak bileği ağrıları incelenecek olursa;

  • Ağrının genellikle bileğin dış kısmında oluştuğu gözlemlenmektedir. Bu ağrıların spor aktivitelerinde hatta normal bir yürüyüşte bile yoğunlaşabilir.
  • Hastaların düz olmayan satıhlarda yürüme zorluğu çektikleri gözlemlenmektedir.
  • Ayak bileğinde şişme, ödem ve sertlik oluşmaktadır.
  • Tedavi edilen vakalarda tekrar edilme de sıklıkla yaşanabilir.

Ayak bileği ağrılarının nedeni incelendiğinde en çok yaşanan hususun ayak bileğinde yaşanan sorunların tam olarak iyileştirilemediği görülmektedir. Örneğin ufak bir ayak bileği burkulmasındaki ufak gerilme ve yırtılmalar tam anlamıyla tedavi edilmezse kaslar zayıflayacağı için ağrının tekrarlaması kaçınılmaz olacaktır.

Kronikleşmiş ayak – ayak bileği ağrılarını mercek altına alırsak;

  • Ayak bileği eklemindeki sinirlerin incinmesi ayak bileği ağrılarının daimi bir hal almasına neden olmaktadır. Ayrıca sinirlerin kopması ya da sıkışması sık görülebilen durumlardır.
  • Ayak bileğindeki artrit sıklaşan ayak bileği ağrılarının bir sebebidir.
  • Ayak bileği eklemlerinde tek seferlik yaşanan bir kırılma ayak bileği ağrılarının kronik hale gelmesine neden olabilir.
  • Ayak bileği burkulmasında skar dokunun gelişmesi durumuyla karşılaşılabilir.

Ayak bileği ağrısından muzdarip olanların doktora gitmelerinin ardından ağrının tam olarak hikayesini anlatmaları çok önemlidir. Ağrı mercek altına alınıp, süresi, süreç boyunca herhangi bir tedavi uygulanıp uygulanmadığı doktorun fiziksel muayenesi kadar önemlidir. Lokal anastetik denilen yöntem uygulanıp, ayak filmleri, MR gibi görüntülemeler yapılabilir.  Zarar gören ve görmeyen kemiklerin bu süreçte tespiti çok önemlidir. Bazı durumlarda basit tedavilerin yanında uygulanacak bazı egzersizlerle sorunun çözümü sağlanabilir. İltihaplı durumlarda istirahatle iltihapın giderilmesi beklenip daha sonra tedaviye başlanabilir. Ortapedik desteklerde ayak bileğinin güçlendirilmesine çalışılır. Buz tedavisi, sıcak su pedleri de kullanılan yöntemlerdendir. Rutin olarak esnetme tedavisi yapılması da önemlidir. Kortizon iğneleri de ağrı giderilmesinde kullanılır.

Fizik tedavi bu ve benzer rahatsızlıklarda tedavi amaçlı kullanılan çok önemli bir yöntemdir. Ayak bilği ağrısı tedavisinde de sıkça kullanılır. Ayak bileğinin gücünü arttırmak, rahatsızlıktan önceki seviyeye döndürmek, hareketliliğini geri getirmek için fizik tedavi önemlidir. Artroskopik ameliyat, sıkıntılı durumdaki ayak bileği ekleminde açılan küçük bir kesikle, eklemin içine küçük bir kamera sokulmasıyla sorunlu bölgenin tam anlamıyla onarılması mümkün olabilir.

Ayak bileği tedavilerinde hem ilaç tedavisi hem de cerrahi yöntemlerin bir arada yapıldığı durumlarla da karşılaşılmaktadır. Cerrahi müdahalenin ardından iyi bir rehabilitasyon süreci iyileşme konusunda çok önemlidir. Bu süreç 6 hafta ile 10 hafta arası sürebilir. Cerrahi tedavilere bakacak olursak;

  • Eklem yüzeyinin temizlenmesi
  • Sorunlu parçaların yerinden çıkarılması
  • Eklem yüzeylerinin temizlenmesi
  • Ligamentlerin onarılması olarak 4 ana başlıkta sıralama yapılması mümkündür.

Ayak bileği içerisinde kıkırdak iğnesi yapılması, ayak bileği eklemlerinin kayganlaştırılmasını sağlayarak, eklemlerdeki zararlarının artmamasına neden olur. Bu iğnenin halk arasındaki adı horoz ibiğidir. Kıkırdak zedelenmelerinde ayrıca hastanın kendi kanıyla hazırlanan PRP tedavisi de son dönemlerde önemli sonuçlar vermektedir. Tabi bunun ardından özel egzersizlerin uygulanması mutlaka yapılmalıdır. Vakanın tekrarlanmaması bu sayede mümkün olabilir. Aksi takdirde cerrahi müdahale gerekebilir.